Afyonkarahisar’da oda seçimleri sadece bir yarış değil, aynı zamanda bir demokrasi sınavıydı. Elektrikçiler Odası’ndan Kasaplar Odası’na, birçok meslek grubunda seçim heyecanı yaşandı. Kimi zaman rekabet sertti, kimi zaman söylemler iddialıydı

Ancak sonuç ne olursa olsun ortaya çıkan tablo hepimize umut verdi.

Adayların seçim öncesinde ve sonrasında sergilediği duruş, demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. Yan yana gelip el sıkışan, birbirine başarılar dileyen başkan adayları; kazananı tebrik eden kaybedenler… İşte olması gereken tam da buydu.

Bu şehirde kazanan sadece bir başkan olmadı. Bir oda, bir grup ya da bir isim değil…
Kazanan Afyonumuz oldu.

Kavgasız, gürültüsüz, kırıcı olmayan bir seçim süreci; olgunluğun, sağduyunun ve ortak aklın eseridir.

 Bugün Afyonkarahisar, demokrasinin yerelde nasıl yaşanması gerektiğine dair güçlü bir örnek ortaya koymuştur.

Bir gazeteci olarak böylesi bir tabloya tanıklık etmekten büyük mutluluk duydum.

 Çünkü demokrasiyi büyüten şey; kazanmak kadar kaybetmeyi de bilmek, rakipken dahi saygıyı elden bırakmamaktır.

Sandıklar kapandı, oylar sayıldı ama geride çok daha değerli bir kazanım kaldı:
Birlik duygusu. Sağduyu. Ve en önemlisi; Afyonumuz kazandı.

Bu anlayışın sadece oda seçimlerinde değil, hayatın her alanında kök salması dileğiyle…